ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2017 Cumartesi

DOLUNAY BOĞA'DA: ÖLÜMLE HAZ ARASINDA BİR ARAF GEZEGENİ

Zamanı geldiğinde gitmek güzeldir alıştığın sert gülüşlerden.
Kaldığın her an zamansızlığın zamanına alışırsın.
Alışmak güzel değil, alışmak uzak
Şehirden uzağa gitmelerin hareket vakti geldiğinde
Ben bana benden uzağa…
Özgürce… Misafir gibi…
Hayat gibi…
Dolunay zamanı tam da şimdi anlattığım gibi hareket vakti gelen her şeye bir selam çak ve yoluna devam et diyor. Uzak olan şehirler hep çeker insanı çünkü bir havaalanı sessizliği misali özgürlüğe davet eder canları… İnsan olan yaradılış icabı hep seyahat halinde zaten ruhun seyahati… Aşkın seyahati… bedenin seyahati… bedenlerin seyahati arsızca bir nefsaniyeti dönüşse de yol tekamül ta kendisi. Anlamak kadar anlamsız bir seyahat bu serseri misaller…
Adem’in yasak elması misali hayatına koyduğun yasakların çıkarsız manasızlığındaki son dem. Demli hayatların herşeyin bedelini ödeyen yaşanmışlıklarında keşkelere iyi ki yapmışım diyebilmenin sonsuz memnuniyeti… haklı galibiyetinde saklı hazları tatmanın manası geniş evlerinde kurulmak nihayetsiz gecelere…
Dolunay, tek gerçeğin ÖLÜMÜ ve HAZ arasındaki bağ olduğunu anlatıyor.
Ölüm bir yok oluş mu?
Yoksa yeniden var oluş mu?
Yoksa manasını bilmediğimiz sokakların çıkmazlarında ki mucize kurtuluş mu?
Hepsi birden hepsi yoktan hepsi birden!
Sen kendi ölümlü bedenin ve sonsuz ruhun arasında madde ve mana dengesini kurduğun an itibariyle has kul mertebesinde kendine esaslı bir yer edineceksin.
Dolunay der ki;
Var mısın has kul mertebesinde dualarına yanıt almaya…
Duanın hası istemeden istemeyi öğrenmek…
Acıya inat gülmek, sevgisizliğe inat sevmek…
Nice sonsuz isteklerin gerçekleşeceği bir dolunay enerjisine giriyoruz…
Dolunay An haritasını incelediğimizde;
Akrep Burcu’nun yükseldiği etkileri görüyoruz. Derin, dönüştürücü ve en derinde var olan isteklerin açığa çıkacağı enerjiler altında olacağız. Bu dönüşüm hem düşünsel hem zihinsel bir enerjide kendini gösterecek bir dizi olayı beraberinde getirecektir.
“Hak ve Adaletin enerjisel düzlemden fiziksel eyleme geçeceği” bir dizi durum, olay ve kişilerle muhatap olacağız.
Yükselen yöneticisi Venüs haritanın 12.evinde ve Terazi Burcu’nda yer alarak karşılaştığımız her konuda Allah’ın eli ve koruması altında olduğumuzu bize hatırlatacak durumlar yaşayacağımızı açıkça gösteriyor.
İlişkiler, evlilik, ortaklık ve ticari konularda ciddi bir ŞİFA enerjisi açığa çıkacaktır.
Sizi üzen, yoran, kıran, inciten kişiler varsa “ya tamamen düzelecek ya hayat planınızdan sonsuza kadar” çıkacaktır.
Bu durum üzebilir, kırabilir, gerçeğin soğuk sularına dalmak her babayiğidin harcı değildir. Fakat gerçek insana vicdani huzur getirir. Zira doğru tek’tir. Ve her ne koşulda olursa olsun doğru iyidir.
Dolunay sabit ve toprak etkisinde bir burçta açığa çıktığından olaylar yavaş ama kalıcı sonuçlar doğuracaktır.  Dünyevi düzlemde bağımlı olduğunuz BENİM dediğiniz şeyler aslında size en çok sıkıntı yaratan, Allah’la aranıza perde koyanlardır.
Perdeleri aradan kaldırma zamanı!
1.ev alanı dolunay haritasında yoğun gezegen etkisi altında olduğundan bireysel mana da gayret, çaba size muazzam bir şans(Jüpiter) getirecektir. Burada en önemli etki sizin ÇABA göstermeniz olacaktır.
ÇABA=ŞANS
Rahman ve Rahim arasında DENGE sağlamak için KANAL-I MUHAMMEDİYE bilincinde HİÇLİĞİN mertebesine varmak dileğiyle…
En güzele emanet olun,
Güçlü Metin
Astrolojik Danışmanlık ve İletişim için:
Tel: 05325117166


12 Mayıs 2017 Cuma

DOLUNAY AKREP’TE: MEVZU DERİN

Akrep Burcu’nda gerçekleşen bu dolunay etkisini hayatlarımızda çok farklı bir şekilde hissetmeye başlayacağız.
Gerçekleri net bir şekilde görmeye başlamak,
Hayatla ilgili vizyon ve misyonlarımızın farkına varmak,
İstek ve ihtiyaçlarımızı hayata geçirmek,
Bırakmak,
Yeniden hayat koşullarımızı oluşturmak
Dolunay zamanları bastırılmış enerjileri açığa çıkartır. Üzerimizde yük olarak gördüğümüz kişi, durum ve olayları hayatımızdan uzaklaştırmak için gereken enerjiyi sağlar.
Akrep Burcu, BAAS olmak yani ÖLÜM ve SONRASI noktasında bizlere pek çok şey anlatır. Ziyadesiyle gizemli, mistik ve gölgede kalan yönleri açığa çıkartır.
Biliyorsunuz, ÖLÜM gizemli bir konudurJ
ÖLÜM kavramı üzerimizde anlık bir korku, endişe ve şüphe duygusu uyandırır. Oysa ölüm tadılması gereken bir AN’a verilen isimdir. Zaten yaşamayan insanoğlunun gerçek hayata geçişini, beden olgusundan kurtularak ruhsal düzleme intikal edişini bizlere anlatır.
Şimdi gelelim Akrep Burcu DOLUNAY enerjisinde bunun izahına;
Korku senaryolarını bir kenara bırakırsak üzerimizde yük yaratan, belimizi büken, yanlışlığı kendinden menkul durumlar gözümüze sokulacaktır.
Örneğin;
Evlilik ya da ilişkinizde sorun var mı?
Parasal konularda bolluk ve bereket enerjisini kendinize çekemiyor musunuz?
İnsanlar size saygı mı duymuyor?
Yoksa hiç sevilmediğinize mi inanıyorsunuz?
Dün, bugün, yarın kavramları sizin için boşluktan mı ibaret?
Vesaire…
Yukarda bahsettiğimiz tüm maddeler aslında çürümüş, köhnemiş ve bağımlı hale geldiğimiz
TUTKU,
ŞEHVET,
İSTEKLERİMİZİN fiziksel düzlemde görünür hale gelmesinden başka hiçbirşey değil!
Nefsinize zulum etmekten sıkılmadınız mı?
Daha neyi bekliyorsunuz!
BIRAK GİTSİN…
Sımsıkı sarıldığın herşey senin MEZARIN!
Ve işin kötüsü bırakmadığın herşey
ÖTESİNDE CEHENNEMİN
Anla Artık
MEVZU DERİN!
Dolunay enerjisi 20 gün boyunca FIRSAT sunacak elbette bu fırsat paketi kendince bazı sorumlulukları beraberinde getirecektir.
Hayatının sorumluluğu eline almak,
Beklentilerini mevcut koşullarına denk olarak ayarlamak,
Kısa süreli planlarını uzun süreli stratejilere dönüştürmek
Senin mucizen
İNSAN olarak yaratılmış olmak!
İNSANSI ve İNSAN olma arasındaki farktan bahseder işin ehli.
İNSAN, halifetullah sistemini yaşar
İNSANSI, dünya merkezli isteklerine yenisini ekleyerek “fark” edemeden bu Dünya’dan göçer.
Anlayana farkı fark ettirmeye çalışıyorum
Yani özetle;
BAĞIMLILIKLARINI BIRAK
HAYATA SARIL!
Dolunay an haritasında neler var biraz anlatalım;
Dolunay an haritasında Oğlak Burcu yükseliyor. Dönüşümlerin sarsıcı, ani ve kalıcı bazı etkiler ortaya çıkartacaktır. Bireysel ve kollektif bağlamda Dünyevi olan herşeyin aslında MANEVİ hazza ulaşma aracı olduğunun farkına varmak gerekiyor.
Dünya, Ahiret Hayatı’nın ön provası hükmünde bir enerji!
Bilinçaltı dünyevi korku ve endişeleri(Satürn) çöpe atarak inancımıza(Yay) sığınmak gerekiyor. Aslında mevzunun asıl hedefi bu zaten.
Haritada ateş elementleri arasında kocaman bir şans açısı var.
Hareket berekettir anlayışıyla düşüncelerimizi bir an evvel hayata geçirmek gerekiyor.
Şöyle düşünün;
Su şifa’dır. Fakat uzun süre durursa küflenmeye, yosun tutmaya başlar.
İşte tam olarak hayatınızı HAREKET ENERJİSİ getirmeniz gerekiyor.
Dolunay’ın 11.evde yani sosyal çevre, gruplar ve idealler evinde gerçeklemesi sayesinde bireysel sahneden kalabalıklara doğru kendinizi hafif bir iteleme haline sokmanız gerektiğini gösteriyor. Aynı zamanda İYİ ŞANS evinde DOLUNAY gerçekleşmesi güzel enerjileri size çekecektir. Fakat işin ucunda AKREP BURCU olması AY’ın gezegen karakteristiği olarak bu burcu çok sevmemesi sebebiyle oluşacak şansların KRİZ, ZORLAMA, TEKMELEME ve SARSMA enerjisinin yüksek olacağını söyleyebilirim.
Yani özetle;
OLACAK şeyler OLACAK fakat siz adım atmazsanız EVREN sizi biraz sarsacak
EVREN diyor ki;
HAREKETE GEÇ!
Mevzu ziyadesiyle derin olmakla birlikte;
Bilinçaltı arınma, temizlenme ve şifayı getirecek,
Hayatlarınızda ciddi bir İYİLEŞME hissedeceksiniz.
Şimdiden GÜNAYDIN deyin YENİLENMİŞ hayatınıza
ALLAH RAHMET EYLEDİ
İYİ Kİ DOĞDUN!
Rahman ve Rahim arasında DENGE sağlamak için KANAL-I MUHAMMEDİYE bilincinde HİÇLİĞİN mertebesine varmak dileğiyle…
En güzele emanet olun,
Güçlü Metin
Astrolojik Danışmanlık ve İletişim için:

Tel: 05325117166

30 Temmuz 2015 Perşembe

DOLUNAY KOVA’DA: SEVGİLİ ÖLÜM


31 Temmuz saat 13.43’te Kova Burcu’nda gerçekleşen DOLUNAY bir ayda gerçekleşen ikinci DOLUNAY olması sebebiyle sıradışı bir durum ortaya çıkartıyor.

Dolunay saatinin Cuma Saati’ne denk gelmesi tesadüf olmasa gerek?

13.Sure olan Ra’d Suresi’nin 43 ayetine bakarsak;

Hakikat bilgisini inkâr edenler: “Sen mürsel (irsâl olunmuş bir Rasûl) değilsin” der... De ki: “Benimle sizin aranızda, şahidim olarak Allâh ve bir de indînde Hakikat bilgisi ilmi bulunanlar kâfidir…

Ra’d ‘gökgürültüsü’ anlamındadır. Göğün ve yerin dengeye gelmesi; toprak ve ateş’in ayrışarak Su ve Hava’ya bütünleşmesi söz konusudur. Sevgili ÖLÜM her daim hatırlanmalıdır.

Allah’ın CELALİ tecellisi kulun hayrınadır!

Kova Burcu’nda gerçekleşen Dolunay Anı’nın haritasını incelediğimizde Akrep Burcu’nun yükseldiğini görüyoruz. Dönüşüm, kriz, ölüm, kayıp, bitiş ve sonlanmalar Dolunay sonrası 15 gün boyunca etkin olacaktır. Yükselen yöneticisi Mars’ın din ve inançlar açısından problemli, Yengeç Burcu’nda yerleşmesi açısından zararlı bir enerjide olduğundan vatan, birlik, bütünlük, aile, duygusal temalar açısından ideolojik kökenli mücadele ve sürtüşmelerin yaşanacağına işaret ediyor.

Karmanın lordu Satürn’ün Mars’la yaptığı açılanma ADALET ve VİCDAN dengesinin kurulacağına işaret ediyor. Yani Türkçe meali Sünnetullah sisteminde seyir halinde olmanın gerekliliği ve olması gerekenin olması gereken zamanda gerçekleştiği zamanları yaşadığımızı gösteriyor. Bu evrede ülkemiz genelinde bazı büyük sanatçıların ölüm ve hastalık haberlerini almak söz konusu olabilir, spor ve mücadele gerektiren spor müsabakalarında başarı elde edebiliriz.

Satürn menzili Dünyevi olan hayatımızla ilişkili olduğundan ‘adaletin kestiği parmak acımaz’ misali bazı yanlış düşünce kalıplarımız, hak dengesine mani olan davranışlarımız, din ve ideolojiyi kötüye kullananlarımız açısından ciddi bir sınav sürecinden geçtiğimizi söylemeden geçemiyorum. Zira Eylül Ayı’na kadar bu sınav net bir sonuç kazanacaktır.

ÖLÜM realitesini unutan bizler eğer bu gerçeği hatırlarsak hayatlarımıza gerekli çeki düzeni verebiliriz!

Dolunay’ın gerçekleştiği Kova Burcu ve 3.ev alanı BEYİN İŞLETİM SİSTEMLERİMİZİ değiştirecek bir dönemden geçtiğimizi açıkça ortaya koyuyor. Zira Ra’d Suresi’ni anlayarak okumak bu dönemi idrak ve şuurla geçirmemiz noktasında fayda sağlayacaktır.

Kova Burcu hümanist, anlayışlı, insana ve doğaya önem veren, gelişim ve entellektüel süreçlerimizde fayda sağlayacak donanım mekanizmasını Dolunay Işığı’na bolca yükleyecektir.

Bedensel bir ÖLÜM olmasa dahi ŞUURSAL bir ÖLÜM yaşamak kesindir!

Bu dönemde MADDİ konularda finansal krizler yaşamak söz konusudur. Bu sebeple yatırım yapmak için uygun bir dönemde değiliz. Eylül ortasına kadar bu etki devam edeceğinden büyük yatırım yapmamanız noktasında sizleri uyarıyorum!

Hayatınızda kopmak ve bırakmakta zorlandığınız herşey sizlerden idrakınız ölçüsünde kopacaktır. Sünnetullah sistemin anlamak, hiç bir şeyin bize ait olmadığını bilerek hareket ettiğimiz ölçüde Eylül ve sonrasında bunların ödülünü alacağız.

Ani bitiş ve sonlanmalar sizleri korkutmasın aksine sevindirsin zira hayatınızda bambaşka güzel,  ışıklı bir dönem başlayacaktır. Buna İMAN ettiğiniz ölçüde yaşayacağınız üzüntü azalacaktır.

Sevgili Ölüm can almaya değil; IŞIK olmaya ve sizi güzelliklere çağırmaya geliyor hazır mısınız?

Fikir ayrılıkları yaşanacak bu dönemde BİRLİĞİN tek gerçek olduğu bir DÜNYA’ya MERHABA demek için; barış ve huzurun mutlak Hz. İNSAN’a yakışan davranış olduğunu idrak edelim…

Rahman ve Rahim arasında DENGE sağlamak için KANAL-I MUHAMMEDİYE bilincinde HİÇLİĞİN mertebesine varmak dileğiyle…

En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini temenni ederim.

Sevgiler,

Güçlü Metin
guclumetinleastroloji@gmail.com

19 Şubat 2015 Perşembe

YENİAY ÖLÜM’DEN ARAF’A SUR’A ÜFLENDİ MİSALİ


19 Şubat 01.47 itibariyle gökyüzünde Balık görünümlü Kova Yeniay’ı gerçekleşiyor. ÖLÜM’den ARAF’a geçişin ilk adımlarını evresel işleyiş sisteminde yaşıyor olacağız. Özümüzdeki mehdilerin Dünya sahnesine uyanacakları, görülmeyenin görüleceği bir dönem hep beraber SELAM edelim…

Aşinalığın, bilinenin, ortada olanın VAR’olmadığı Dünya kabrinde ÖLÜM’den ARAF’a geçerken kabrimizde kafamızı tabuta vurarak ÖLÜ olduğumuzun farkına varmak ürkünç olduğu kadar çürüyen bedenin bir parçası olmadığımızı bizlere hatırlatacak. ANLAYANA, İDRAK EDENE ve SORGULAYANA… Kova Burcu’nda Yenilen emri İsrafil’in SUR’a üflemesi misali ikinci kez bizlere BALIK görünümüyle TESLİMİYET ve TEKLİK anlayışına sürüklüyor. Gece-Gündüze kavuşuyor, karanlık kabrin içinde hem aydınlığı hem karanlığı göreceğiz… İDRAK, ŞUUR, POTANSİYEL verisiyle…

Gelelim ARAF YENİAY Anı haritasının söylediklerine… An haritasında Yay Burcu yükseliyor… Şuursal, dinsel, fikirsel genişleme temayülü GEÇMİŞ ve GELECEĞİ yöneticinin yerleştiği 9.ev kapsından İMAN kemeriyle birbirine bağlayacak. Yarım kalan İMAN ŞUUR’unu Kayyum olan Rabb’in mucizelerine mazhar kılacak. Nefsaniyet’in ZAN ettiğin perden Hz.İnsan Şuuruna İman edecek. Muhammed kapısından geçerek ÖLÜMSÜZLÜK gerçeğine ayacağız. ARAF’ta ÖLÜMLE kolkola gezeceğiz. İMAN İNANCI’na secde ettiğin ölçüde CENNET sandığın CEHENNEM ateşinden kurtulacaksın… KEFEN’in bembeyaz örtüsü yırtılınca çürümüş cesedin kokusu CEHENNEM’den CENNET’e geçisinde HAYAT’ın ÇÖPLÜĞÜ’ndeki kabrinin kokusudur UNUTMA! CESED kokusu bittiğinde, CENNET hayatına girersin… Senin cesedin para mı? cinsellik mi? gençlik mi? ya da herneyse… Hayy olan sonsuzluğa Kadir olmak istemez misin? Ölüm denen gerçekliğin hayatına MERHABA demeye az kaldı zira özündeki mehdiler, İsa’lar, Muhammed’ler gözden gönüle yansıdı aynada… ARAF’tan HAYY’A HU…

Sahiplendiğin, BEN dediğin, ÖZ’üne ters olan herşeyi ya BIRAKACAKSIN, ya BIRAKTIRILACAKSIN… ARAF YENİAY bizi kabirden hakikat alemine davet ediyor… Davete icabet edelim o halde… Tefekkür şart, düşünmek şart, merkeze dönmek şart…

Hümanizma ve İnsanlığın Kova Yeniay’ını ifade ettiği tüm konulara Balık Burcu’nun temsil ettiği objektif pencereden HALİM esmasının idrakıyla bakmak gerekir. BEN, BİZ, ONLAR, BUNLAR, ŞUNLAR yok; TEK GERÇEK var… Düşünme biçimlerimiz değişiyor, arınıyor, bilinç düzeyinde bir değişim gerçekleşiyor…

OKU… OKU… OKU…

AR’AF Suresi dile gelecek, konuşacak ve anlatacak…

Ar’af Suresi 165-166-167 ayetleri BALIK GÖRÜNÜMLÜ KOVA YENİAY enerjisini açıkça anlatıyor… Tefekkür edelim, okuyalım, düşünelim!

Aynanın sırrını çözenlerin ve ÖTEDE kalanların zamanı geldi…

Büyük değişim ve dönüşüm dönemindeyiz hem bireysel hem ülke hem Dünya olarak; ARAF’tan geçiyoruz…

Doğal afetler, kitlesel olaylar ve bireysel hayatlarımızda ARAF’ta kalan tüm durumlara EYVALLAH demek lazım…

Rabb’e sığınmak TEK ÇARE…

Rahman ve Rahim arasında DENGE sağlamak için KANAL-I MUHAMMEDİYE bilincinde HİÇLİĞİN mertebesine varmak dileğiyle…

En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini temenni ederim.

Sevgiler,

Güçlü Metin

 

                          guclumetinleastroloji@gmail.com

                          guclumetinleastroloji.blogspot.com.tr

                          facebook.com/guclumtn

                          twitter.com/guclumetinn
                          
                         instawebgram.com/i/guclumetin

9 Eylül 2014 Salı

DOLUNAY BALIK’TA:ALLAH SERİY’UL HİSAB’DIR!


9 Eylül 04.38’de meydana gelen Balık Burcu’ndaki DOLUNAY enerjisi önemli gelişmelerin ortaya çıkışına işaret ediyor. Anın haritasında Aslan Burcu yükseliyor. İdrak-i Şuur Bilinci’nin açığa çıkacağını gösteren bu etkileşim sonucu Rabb’in kendi ruhundan Beden Kabesi’ne üflediği ÖZ’ün Nefsaniyet’in Sırat Köprüsü’nden geçerek aşikar olacaktır. Çıplak gözle Güneş’e baktınız mı hiç? Bu evrenin yaşanması sonucu GÜNEŞ’e KÖR OLMAYI göze alırcasına çıplak gözle bakacaksınız! Gözlerimizin perdesi, kalbimizin pınarında birikmiş bir damla yaşın AŞK PINARI’mızdan süzülerek NEFES’in Okyanusu’na akışına şahit olacağız. Nur’ul Ala Nur olan Nefsin karanlık gölgelerine gizlenmiş Vedud olan Şuur’un Öz’den Kelam’a; Rahmeti’nden Rezzak’ına BA’S edeceği Sonsuz kainatın dantel gibi ilmek ilmek örülmüş her zerresine yayılacağı GERÇEKLİK tek KURTULUŞ yolumuz olacaktır. Latif olan ruhun Latif olan bedene dönüşmesi, tırtılın kozasından kurtulması, bilinmezliğin YOK’luğundaki bilgiye ereceğiz. İdrak-i Şuur’un yöneticisi Güneş’in tüm –İMLERİN sahibi 2.evde ve Başak Burcu’ndaki yerleşimiyle İMLERİN ‘BEN’ zannını ASL’OL’AN sahibine bırakma cesaretini göstermek gerekiyor. Fettah olan Rahmet’in Fettah Kapısı’ndan Batın Halimiyeti’ne TESLİMİYETİ göz alıcı bir HİÇLİK ŞUUR’uyla kendini ortaya koyacaktır.

Dolunay’ın ÖLÜME TESLİMİYET’i hatırlatan 8.evdeki DÖNÜŞTÜREN enerjisiyle RUHUN haps olduğu KABID olan beden cesedinden sıyrılması namütanai bir ŞUUR BİLİNCİ’nin FARKINDALIĞI’na işaret edecektir. PARA, BEDENİ ZEVKLER, -İM eklerine bağladığın hayatının tüm zincirlerini koparma zamanı geldi! Sen bu et beden misin? Bedeni zevklerin hantal doyumsuzluğuna VEDA edebildiğin ölçüden RUHSAL ORUC’un Mir’acı’na ereceksin… Er olan Rahmaniyetinle ÖZ olan Ruh Bebeği’ni Rahimiyeti’nle Musavvir ederek DÜNYA HAYATI’na getireceksin…

Ay/Şiron’una kavuştu KADER YOLU’nda hasarlı, arızalı, yeknesak ve tek düze devam eden gerçekliğin zayıflatan acılarını zayıflatarak Rabb’in Şifa’sına nail olma zamanı geldi!!! Aşk’la Göğe; Gök’ten Hiçliğe; Hiç’likten BİRLİĞE son olarak ‘B’ sırrına AMİN demeye hazır mısın? Aşıklar sofrasından memnuniyetin GÜL ŞERBETİ’nde Aşk’I yudumlamaya var mısın?

KOLLEKTİF ŞUUR’un ‘BEN’ algısından; bilinmez dediğin ve görmezden geldiğin MUHAMMEDİ ŞUUR’un payına düşen TEKAMÜL PAKETLERİ’ni açmaya hazır mısın?

‘Dolun’Ay/Şiron kavuşum enerjisi Balık Burcu’nda gerçekleştiğinden SU ve KOLLEKTİF kelimelerini birlikte kullanmamıza sebep olacak İYİLEŞMEYEN YARALARI’n sistemin dürtüklemesi ve insanoğlunun acılar çekmesine sebep olacak SUYLA GELEN FELAKETLER aracılığıyla açığa çıkacağına işaret ediyor olabilir. Maalesef, sistemin kollektif şuurda biriken tortu, pas, leke ve ayrımcılık düşüncelerini Rabb’in Celali kuvvelerini KAHHAR esmasının kahredici sıfatıyla İNSANOĞLU ve EVREN’i yeniden BA’S edebilir… 

Merkür/Pluton 90’lık açısı FİKRİN ŞEYTANİ düşüncelerini MELEKELERİ kullanabilecek şekilde temizleyici bir virüs programıyla YENİDEN YAPILANDIRACAKTIR… YENİ ŞUUR, YENİ BİLİNÇ! Düşünceleri temizleme, arındırma sistemiyle BEN’İM diyerek sahip olduğumuz her türlü şeyi BIRAKMA zamanı…

Venüs/Neptün 180’lik açısı İLİŞKİLERDE TESLİMİYET temasını ortaya çıkartacaktır. Kurban ve Avcı birbirinden NET şekilde ayrılacaktır. Zira GERÇEK acı verse dahi GERÇEKTİR! Tartışma kabul etmeyen Var’OL’uşun kayıp-kazanç dengesi kendini yeniden ortaya koyacaktır. İlm-i Ledün olan kolletif birlikte haber veren rüya, yakaza ya da meditatif çalışmalar Öz Vedud kaynağın Nur meşalesine ulaşmamıza yardımcı olacaktır.

Dolun’Ay’/Satürn 120’lik açısı Balık/Akrep aksında gerçekleşmesi DUYGUSAL KAYIPLARIN getirdiği TEKAMÜL YOLUNA hizmet edecek DÖNÜŞTÜREN ACILARA işaret ediyor.

                                    Balık Burcu Dolunay’ı der ki;

         ‘Li yecziyAllâhu külle nefsin mâ kesebet, innAllâhe seriy’ul hisâb’

         İbrahim Suresi 51.Ayet

Allâh, her benliğin edindiğinin sonuçlarını yaşamasını murat etmiştir! Muhakkak ki Allâh  "Seriy'ul Hisab"dır (yapılanın sonucunu anında oluşturan)!

 

En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini temenni ederim

Sevgiler,

Güçlü Metin
https://twitter.com/guclumetinn

 

 

Ahmed Hulusi’nin Kuran-ı Kerim Meali’ni aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz


‘Dua ve Zikir’ hakkında detaylı bilgi için
http://www.ahmedhulusi.org/kitap/duavezikir/

26 Ağustos 2014 Salı

YENİAY BAŞAK’TA:ÖLMEYE DOĞMAK


Başak Burcu’nda 25 Ağustos saat 17.12 itibariyle gerçekleşen YENİAY etkisiyle önemli DÖNÜŞÜM ve DEĞİŞİMLER yaşayacağımızı söylemeliyim. Zira Yeniaylar, yepyeni başlangıçlara işaret eder. An haritasını incelediğimizde Oğlak Burcu’nun yükseldiğini görüyoruz. Oğlak Burcu; sağlam, kalıcı ve devrim niteliğinde olayları sembolize eder. Köklü değişimler bu yeniayın en önemli etkisi olacaktır. Yükselen yöneticisi Satürn, Akrep Burcu’nda 10.evde Mars’la kavuşum yapıyor. Hedeflenen noktaya alınteri, emek, zorlanma ve mutlak disiplinle ulaşacağımıza işaret ediyor. Kabıd olan Rabb’in Basıt kuvvesine erişmek sıkıntı, karamsarlık ve depresif bir ruh haliyle ortaya çıkacaktır. Ruhsal ve Dünyasal hedefleri gerçekleştirmek maksadı gündelik hayatın hengamesi içinde gözümüzden kaçar ya da dengelemekte zorlanırız. Dünya, DENGE üzerine organize olmuştur. Kayyum olan Rabb’in mülklerin üzerinde ‘OL’ demesiyle herşey varlığını kaim eder Malikü’l Mülk kuvvesi gereğince… Bu noktadan hareketle CENNET ve CEHHENNEM filleri arzdan bedene sonrasında fiili eyleme dönüşürken DEĞERLENDİRME potansiyeli gereğince davranışlar ortaya koyarız. Başak Yeniayı lüzumsuz olanı GERİ DÖNÜŞÜMSÜZ biçimde hayatımızdan çıkartmak noktasında ZORLAYACAKTIR! Açıkçası çok KADERSEL OLAYLAR arifesinde olduğumuzu bildirmek isterim.

Başak Burcu’nda vuku bulan YENİAY’ın an haritasında 8.evde yerleşmesi ÖLÜM temasını aşikar edecektir. Beden Kabesi ‘ÖL’ emrini almış, YEPYENİ bir BİLİNÇ anlayışına yürüyor. Beden ve Ruhu ne ile BESLİYORSUNUZ? Bu sorunun CEVABI(!) birçok konuyu AYDINLATACAKTIR!

Hiç ÖLÜM tattınız mı? Ölüm’ün soğuk nefesini ruhunuzun derinliklerinde hissedeceğiniz etkiler ortaya çıkacaktır. Bu yüzleşme AN’da kalmanıza geçmiş ve geleceği AFFETMENİZE yol açacaktır. Kolay bir etkiden bahsetmiyorum… Kahhar olan Rabb’in Celali olan kuvveleri açığa çıkıyor. Can acıyacak, kalp kırılacak, DÜNYA YERLE BİR OLACAK!

Yenidoğan bir BEBEK sancısız doğar mı? Doğmaz! BIRAK GİTSİN… Hayat dediğin ‘tiyatro’ sahnesi sadece bir ilüzyon… Gördüğün gerçek değil; göremediklerine BAK… Hayy et hayatı Nefes al; Hu ile ezeli ve ebedi sonsuzluğa… Hiç birimiz bu YENİAY etkisiyle AYNI kalmıyoruz… DÖNÜŞÜM kaçınılmaz! Acı, sıkıntı, karamsarlık ve kayıp… Şer’den gelecek Hayır’a açmak lazım kolları… Sonu mutlak Cennet!

Besleyemediğin ruhun tüm artıklarını BIRAK… Acı, gözyaşı, sorumluluk ve emekle gelen nimetine ŞÜKRÜNDEN ŞÜKÜR eyle… Bil ve İnan! Sonsuz olana, gerçek yoluna HOŞGELDİN!!!

Hayırlara vesile olacak DUA MERDİVENLERİNE koş; Hz. Muhammed SAV’a salavat-ı şerif eyle; gerisini ALLAH’ın Rahman ve Rahim olan Rauf kuvvelerine BIRAK… TESLİM OL…

En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini temenni ederim

Sevgiler,

Güçlü Metin
https://twitter.com/guclumetinn

 

Ahmed Hulusi’nin Kuran-ı Kerim Meali’ni aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz


‘Dua ve Zikir’ hakkında detaylı bilgi için


 

24 Şubat 2014 Pazartesi

İLİŞKİLER TEMASI ve BİLİNCİN ŞİFALANMASI

Yükselen yöneticisi Mars’ın 12.evde yerleşmesi sebebiyle gizli konular, bilinçaltı dönüşüm, rüyalar, değişim ve şifalanma enerjisi yüksek durumlar ortaya çıkacaktır. Terazi Burcu’nda yerleşmiş olması sebebiyle İLİŞKİLER kanalıyla gerçekleşecek bir sürecin takip edileceğini görüyoruz. İLİŞKİLER TEMASIYLA ÖLÜM VE BİLİNCİN ŞİFALANMASI bu haftanın ana başlığı olabilir. Zira Kuzey Ay Düğümü’de bu noktada BOLLUK ve BEREKET enerjisini aşikar edecektir.
 
-AY DÜĞÜMLERİNİN YER DEĞİŞTİRMESİ İLE İLGİLİ MAKALEM ÇOK YAKINDA SİZLERLE OLACAKTIR-
 
ASC’nin modern yöneticisi Pluton’un 2.evde hareket etmesi maddi konularda yeniden yapılanmayı beraberinde getirecektir. Zira Jüpiter’le karşı karşıya gelmesi sebebiyle maddi harcamalarda beklenmedik durumları ortaya çıkartabilir. Aşırı harcamalardan kaçınmakta fayda var. Yeteneklerimizi maddi kaynakları arttırma noktasında açığa çıkartmak gerekiyor.
 
Güneş/Neptün/Khiron kavuşumu 4.evde yerleşerek aidiyet ve emniyette olma noktasında yine BALIK enerjisi sebebiyle ŞİFALANMA yaşanacağını gösteriyor. Ev, aile konularında RAB’in şifa enerjisini açığa çıkarttığını söyleyebilirim. Uzun süredir ‘özel’ hayatta meydana gelen emniyetsizlik duygusunun yerini EMNİYET, GÜVEN ve HUZURLU bir enerjiye bırakacaktır. Bu BIRAKMAK elbette sizin FARKINDALIK ölçüsünde KABUL ve TESLİMİYET enerjisine geçtiğiniz oranda rahat olacaktır.
 
Dönüşüm enerjisi hepimize hayatı YORUMLAMAK ve YAPILANDIRMAK adına bir şans veriyor. Bunu değerlendirmek kişisel yeteneklerimizi kabule geçtiğimiz ölçüde rahat şekilde ortaya çıkacaktır.
 
En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini temenni ederim.
 
Sevgiler,
Güçlü Metin

4 Şubat 2014 Salı

ÖLÜME DOĞMALI İNSAN

Gerçeğe gözlerimi açtım… Damla damla acıydı tüm benliğim… Geçmişi arkada bıraktım… Hareket vakti geldiğinde durmamak lazım limanda… Gemi açıldı uçsuz bucaksız ÖLÜM ADASI’na… Tek kelime tek sözcükle TEK’İN SEYRİ ne keyiflidir… Sözcükler bitti.. Nefes nefes Ya Hu Ya Hu Ya Hu… Öledursam, yaşayamazdım bu diyarlarda… Öledurdum… Baharı giydim üstüme… Kefenim yemyeşil toprak… Kapkara öfkelerim yıkanmış musalla taşlarında… Çatlak çömleklerin yıldızlı çiçeklerine açtım… Çiçek oldum, böcek oldum, yağmur oldum, HİÇ OLDUM… VAR’OL’MADAN VARDIM… Varlığıma Secde ettim… Secde ettiğim O… Elif, Lam, Mim… Gözümü açtım Rüya Alemi’ne uyandım… Tek aradığım O… O binlerce sıfırın sonundaki sonsuzluğun sonsuzu… Alemlerin hem içi hem dışındaki… Bütün… Ben… Gece’ye aydım… Sabaha uyandım… Kelimeler zihnimin oyunları… Lamba Cini… Benim hayatımda var sandıklarım Lamba Cini… Lambada Cin mi? Ne saçmaladın zihnim… Sus… Konuşma… ‘Sus’ diyorum sana… Hayır şimdi ‘sus’… Sessizliği seziyorum… Sezgez kabilinden sessiz yoldaşların yolundayım… Yol ayrımı, bitik, tükenik, geberik… Yok, var, bitti… Daha yazacaklarım var… Yeşeren fikirlerin tohumları altın, gümüş, toprak, su gibi parlak… Fikrime küsmüşüm nicedir… Seni yok sanmışım nicedir… Neyin son deliğinde ses olmuşum, ses vermişim dertli gönlü kırıklara… Ben yok O… O kere milyon düşüncem ‘SUS’ diyorum sana… Ses etme, aşk etme, naz etme… Ey deli düşüncem, canıma kastetme… ÖLDÜM ÖLDÜM ÖLDÜM… Çağladı ölüm akan ırmaklardan… Es’ti ölüm tüm Dünya’da… YAŞADIM YAŞADIM YAŞADIM… Ben ölüyken yaşadım… Biz’e varmadan BEN kuyularında kayboldum… Bir dem misali gerçek yudumladım… ÖLDÜM ÖLDÜM ÖLDÜM… HU HU HU… Yaşa, kaybet, ÖLÜME DOĞ, her dem ÖLÜYKEN… Elif, Lam, Mim…
En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini dilerim…
Sevgiler,
Güçlü Metin

13 Ocak 2014 Pazartesi

SELAM… NEFES… NUR

Nefes alıyorum Allah, Görüyorum Allah, İdrak Ediyorum Allah… Ben Yok’um, kayboldum O’nun deryasında… Yükseldi ÖZ’üm semaya seyreyledim alemi… Yokluk ve Hiçlik okyanusundan bir kase su verdiler elime… İçtim, kanamadım, yine içtim… Yudum yudum can oldum, BEN yoktum için Herşeyin Hepsi olmuştu… Sevgi hissetti bilincim yokluğun varolan gerçekliğinde dans etmeye başladım yıldızlarla… Hepsi canlıydı! Ne çok alem varmış bilmediğim, görmediğim, tanımadığım… Aşk’a Aşık olmak gerekirmiş anlamak için onları RUH’un penceresi Güneş’i selamladım… İhtişamı gözlerimi aldı… Yanına yaklaşan yanardı… Yanan yanar mı? Saf kesret suyunda kalbini yıkayanı Güneş yakar mı? Yakmaz elbette… Ruhsal alemde var sandığım hiçliğimle baktım Güneş’e… Sevgiyle, aşkla… Aşk’tı O; Ben’dim O; Yok Olmanın varlığında yeniden dirildim… Işıl ışıl parlayan Güneş, Ruh’ul Nur’um’du… Bakmaya cesaret edemezdim… Tam merkezde duruyordum… Adım atsam yanardım… Sonra dedim ki; AT bir adım, teslim ol O’NA… ‘Yanmak’ yok İMAN edene… Attım adımı cayır cayır ateşin içine, ateş iman etti Hz. İnsan’ın O olan parçasına… Ulaştım kaynağın aydınlık nuruna, Öz oldum, baba oldum, Parçadan Bütüne ulaştım Aşk’ın sonsuz alevlerin içinde… Günah yakmadı canımı, pişmanlık hançeri öyle bir parçaladı ki Beden dediğim Cesedi Dünya hayatı ekranından görünen Ben dediğim Zannımı izledim… Bir meleğin kanadı bir omzumda diğerinin tek kanadı diğer omzumda gezmişim Dünya denen Han’da Nefes aldığını sanan Hayvansı Nefsi’min arzularıyla… Tam o sırada zehir gibi işledi pişmanlığın ateşi bilincimi kavurdu aydınlığa duyduğum utanma duygusu… Yıldızlar sardı etrafımı SELAM ettiler… Uzaktan bir aydınlık aldı göründü… Güneş, sönük kaldı bu aydınlık SELAM’ın yanında… Herşeyin aslı olan doğum anı gelmişti, NUR’ul Ala Nur ışığı sardı tüm YOK olan alemi… Teslim ettim SELAM okyanusuna kendimi… Alemleri dolaştırdı Rabbin birliğine anlattı, yıldızlara SELAM ettim Nur’ul Ala Nur ışığıyla… Nefesim hızlandı, yaklaşırken SON noktasına… Aniden uyandım.. Rüya denen GERÇEK ALEM’den…
 
Selam olsun Rabbin Nur’u, Resulü Muhammed Mustafa (SAV)…
‘Cezallahu anna seyyidena Muhammeden ma huve ehluhu’
 
En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini temenni ederim.
 
Sevgiler,
Güçlü Metin

31 Aralık 2013 Salı

DİKKAT: KAVGA, CİNNET, ÖLÜM, TACİZ KOL GEZİYOR

Yeni yıla girdiğimiz bugünde ciddi şekilde gergin etkiler söz konusu. Ay Yay Burcu’nda dolayısıyla ülke haritamızın güvenlik güçleri, polis ve memurlarını ilgilendiren konularda ciddi hareketlenme söz konusu olacaktır. Zira günün genel teması kavga, cinnet, ölüm, taciz gibi huzursuz etkiler ortaya koyuyor.
 
Güneş-Mars 90’lık açısı saldırgan, agresif ve sinirli etkiler getiriyor. Kendi gölgemize sinirlenip kavga çıkartabiliriz. Haddi aşan tavırlar kişinin kendisine zarar verir. Zira Güneş, kimlik duygusunu ifade eder. Bireysel olarak kendimizi ifade ettiğimiz enerjidir. Mars gibi savaşçı bir gezegenden böylesine bir açı alması sonucu kavgacı, saldırgan ve sinirli bir yapı sergileneceğini gösteriyor. Oğlak-Terazi aksı sistem karşıtı, düzen bozucu davranışta bulunmamak konusunda bizleri uyarıyor.
 
Mars-Merkür 90’lık İLETİŞİM konusunda gergin etkileri ortaya koyacaktır. İçsel sinirin gerginliği yanında dilimizde saldırgan, eleştirel, her an tepkisel kelimeler konuşabilir. Bu etkilere karşı herkesi uyarmak isterim. Küfür, kaba, saba sözler, ani ve kırıcı konuşmalar yapmayınız. Böyle ortamlardan uzak durunuz. Etkiler can sıkıcı boyutta olacaktır!
 
Pluton/Güneş&Merkür kavuşum enerjisine Mars 90’lık açısı manipulatif, kavgacı, saldırgan, ölüme kadar yol açacak kavgaların ortaya çıkacağını gösteriyor. Lütfen karşınızdakine konuşmadan, kötü söz söylemeden önce iyi düşünün zira pompalı bir tüfek çıkartabilir, kesici bir aletle size saldırabilir yada şiddetli bir kavga çıkartabilir. Canınız her şeyden daha kıymetli… Konuşmadan önce birkez daha düşünün. Görüntüsü yada tarzından ummadığınız bir kişi canınıza kast edecek kadar durumu ileri götürebilir!
 
Güneş-Jüpiter 180’lik fanatik grupların bu yılbaşı sokaklarda olacağını gösteriyor. Aşırı milliyetçi, dinci yada düşünce akımında olan kişilerin kışkırtmaları söz konusu olabilir.
 
Kalabalık alanlarda saldırılar, patlamalar ve cinnet geçirenler olabilir!
 
Kadınlar çok kalabalık alanlara yada ıssız yerlerde bulunmasın, tanımadıkları kişilerle diyaloglara girmesinler Mars-Pluton taciz ve tecavüz etkisi yaratabilir!
 
Aşırı alkol tüketimi ciddi Mars-Pluton etkisi trafik kazaları ve kavgalara sebep olabilir!
 
Maalesef gökyüzü etkileri bu derece olumsuz enerjileri açığa çıkartıyor :( Temkinli olmakta fayda var…
 
En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini temenni ederim.
 
Yeni yılınızı içten dileklerimle kutlarım…
 
Sevgiler,
Güçlü Metin

10 Kasım 2013 Pazar

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN KURUCUSU MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E İTHAFIMDIR

Ölüm sadece bir boyut değiştirme anıdır. Ölüm sadece sonsuz ahiret yaşamına açılan bir penceredir. Ruhun davullu zurnalı bayram eylediği, sonsuz ışık ve sevgiyle Yüce Rabbi’yle bir olduğu AN’dır. İnsanlar fikirleriyle her daim YAŞAMAYA devam eder. Sen yaşıyorsun… Sana Allah’ın SELAM esmasıyla selam eder, sonsuz hayatta BA’S olduğun 10 KASIM 1938 doğum gününü kutlarım… İzninle, Ölüm Anı’nı ‘örneklem’ olarak kullanarak Astrolojik Verilerin doğruluğunu göstermek istiyorum. Biliyorum! Sen her zaman YENİYE, BİLGİYE ve ÖĞRENMEYE açıksın… Teşekkür ederim… En güzele emanetsin, hayırlardan hayır oldun…
İçten saygı ve sevgilerimle,
Güçlü Metin


ATATÜRK’ÜN ‘ÖLÜM ANI’ ASTROLOJİK VURGULARI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAĞLANTISI

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle anarak analizime başlamak isterim. O bir düşün adamı, O bir asker, O bir DÜNYA İNSANI’ydı. Astrolojik olarak Ata’mızın 10 Kasım 1938 09.05’te İstanbul’da hakkın rahmetine kavuştuğunu biliyoruz. Ata’mızın ‘ölüm anı’ ele alınarak astrolojik bağlamda ÖLÜM tesirini ve FİKİRLERİ’nin kalıcılığını hangi tesirler altında günümüze kadar sürdürebildiğiniz sizlere dilim döndüğü bilgim yettiğince astrolojik veriler ışığında anlatmaya çalışacağım. Mustafa Kemal Atatürk vefat ettiği anın haritasını çıkarttığımızda gökyüzünde Yay Burcu yükselmekteydi. Belli değerleri olan, ülkülü, kişilik sahibi, evrensel düşünmeye ve genişlemeye müsait bir davranış modeline işaret etmektedir. Aynı zamanda Atatürk’ün karakteriyle birebir örtüşmektedir.
 
 
Yönetici dispozitör Kova Burcu’nun 23 derecesine yerleşerek 4.ev içerisinde yerini almıştır. Jüpiter, ilahi temayla yakından ilişkilidir. Kova Burcu’nda olması yine Atatürk temasıyla yakından ilişkilidir. Çünkü, Atatürk Kova Burcu insanlarına özgü DEVRİMCİ VE ÇAĞDAŞ bir liderdi. Jüpiter, Atatürk’ün eğitici, öğretici ve genişlemeye muktedir taraflarını anlatmaktadır. Hem Kova Burcu hem Jüpiter bir araya gelince GENİŞ UFUKLARA SAHİP BİR LİDER OLAN ATATÜRK temasına ulaşıyoruz.
 
 
Ana göre çıkartılmış haritada yaşam enerjimiz, ‘persona’ yani davranış modeli, toplumsal maskemiz olan ASC yöneticisi olan Jüpiter Kova Burcu’nda 4.eve yerleşmesi oldukça manidar bir olguyu gözler önüne sermektedir. Zira, 4.ev HERŞEYİN SONU yani ÖLÜM temasıyla yakından ilgilidir. Aynı evin içerisinde ‘kıstırılmış burç’ olarak tabir ettiğimiz Balık Burcu’nun yerleşmesi kayıp, bırakmak, terk etme ve öteki aleme intikal konularının tamamen netleşmesine olanak tanıyor. Jüpiter aynı zamanda Balık Burcu’nun yönetici gezegeni bu arada(!) Burada, AN HARİTASI önemli bir düşün adamının sonuna işaret ediyor olabilir.
 
 
Diğer vurguları incelemeye devam edersek; 4.evle(herşeyin sonu) ilişkilendirilen Yengeç Burcu’nun yönetici gezegeni Ay’ın İkizler’de yerleşerek 4.evdeki Jüpiter’le 120’lik açısı yapıyor olması herşeyin sonu yani ÖLÜM TEMASI’nın rahat akışına işaret eder. An Haritası’nda ayrıca Ruh, Yaşam, Sağlık enerjisiyle özdeşleşen gezegen GÜNEŞ’in Akrep Burcu gibi ölüm temasını vurgulayan bir evde yerleşmesi hem de an’da 12.ev gibi BIRAKMAK ve TERKETME teması yani ilahi olana aşkınlık mertebesiyle ilişkilendirilen bir evde KAD ile birleşmesi ÖLÜM, DÜNYA’DAN AHIRETE GÖÇ temalarını oldukça güçlendiriyor.
 
 
Güneş(Lider) 12.Evde(kayıp) Jüpiter(filozof savaşçı) 4.evde(herşeyin sonu) gibi yerleştiklerinden, KAD ile birleşmesi kitleleri etkileyen bir KAYIP olacağını ve ÖNEMLİ birinin O anda kaybını tescillemektedir. Ve dahi; Güneş’in GAD ve Uranüs kavuşumundan 6.evden karşıt alması ÖLÜMÜN kronikleşen bir rahatsızlıktan zuhur edeceğini anlatıyor. Dahası; Satürn ‘Yaşam Enerjisi’ ile bağdaştırılan Koç Burcu’na yerleşmiş, Retro durumda seyrediyor. Bu da, Satürn(olgun bir ruh) Koç(öncü savaşçı) vasıflarıyla Retro düzleminde olayın tekamül sürecinin tamamlandığı sinyallerini veriyor.
 
 
Ayrıca, Pluton 8.ev’de yerleşerek ASC Jüpiter’ine uzakta olsa bir 180’lik yaparak ÖLÜM’ün ani bir şekilde gerçekleşeceğini ayan beyan ortaya koyuyor. Tüm bu etkileşimleri ülke haritamız üzerinden ele alırsak, daha da ilginç bir durum ortaya çıkıyor. Ölüm Anı’nın ülke haritamızla biwheel tekniğini kullanarak üst üste koyduğumda astrolojinin gerçek bir ilim olduğunun yanı sıra Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü yani çok önemli bir liderin Türkiye tarafından kaybedileceği ortaya çıkıyor. Ölüm Anı’nın yükselen yöneticisi Jüpiter, ülke haritamızın 8.evine yerleşerek ölüm temasına destek vermesinin yanında Türkiye’mizin doğum anı haritasının Ay Burcu ile birleşen Ölüm Anı Ay Burcu olan İkizler’in kavuşumu çok manidar hem de 12.evde! İşte bu noktada 8.ev(ÖLÜM) ve 12.ev(kayıp, bırakma, ALLAH’a ulaşma) temalarını barındıran evlerde 120’lik akış meydana gelerek ÖLÜM VE ALLAH’a ulaşma etkisini gözler önüne seriyor.
 
 
Ölüm Anı’nın Güneş’i ülke haritamızın 5.eviyle kavuşarak sahne önünde, tanınan, bilinen ÖNEMLİ birinin kaybına işaret ediyor. Dahası ülkemizin Güneş’iyle kavuşum halinde olması ülkece yasa, sıkıntıya ve kayba uğradığımızı alenen ortaya koyuyor. Yine Ölüm Anı’nda Satürn Rx ‘in ülke haritasının iktidar ve yöneticilerle ilişkilendirilen 10.evine düşmesi. İktidar sahibi bir yöneticinin kaybını açıkça gösteriyor. Satürn görev, kural ve disipline olarak yeniden yapılanma ile doğrudan ilişkilidir.
 
 
Retro durumda olması karmik, görevli ve tekamülünü tamamlayan bilge bir ruhu anlatırken Koç Burcu’nda yerleşmesi öncü, bilge bir savaşçının ölümüne işaret etmektedir. Mustafa Kemal Atatürk ve Fikirleri’nin hala aynı AYDIN ve BERRAK güzellikte yaşıyor olması ÖLÜM ANI haritasında Güneş’in KAD kavuşum yaparak 12.evle ilişkilendirilen kollektif bilinçaltından gelen ALLAH’ın derin bilgi ve bilgeliğini insanlara aktararak unutulmayacak bir devrim yarattığını gösteriyor.
 
 
Jüpiter’in sonsuz bilgelik ve ilahi görevli vasıflarını atalardan getirdiği mirasla YARINLARA aktarması, Ölüm sonrası başarı ve tanınmanın sürekliği ise; 4.evdeki(ölüm sonrası kişi nasıl anılacak) sorusuna cevap vermiştir. Elbette, Mustafa Kemal Atatürk’ün net doğum tarihi elimizde olmadığından elimizdeki Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve Atatürk’ün ölüm tarihi verilerinden yola çıkarak kısıtlı olsa da; değerli ve sağlamasını kendi içinde sunan gizemli astrolojik verilere ulaşıyoruz. Yeniden başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimize ve vatanı için mücadele ederken hayatını kaybetmiş atalarıma ve büyüklerime Allah’tan rahmet dileyerek sözlerimi noktalamak isterim…

Huzur, Barış ve Mutlulukla,
Güçlü Metin

Ölüm ve ötesi ile ilgili:
http://okyanusum.com/ah/insanin-gercegi-1983-ekim/
http://guclumetinleastroloji.blogspot.com/2013/10/sevgili-olum-selam-olsun-sana-bas-et.html

23 Ekim 2013 Çarşamba

SEVGİLİ ‘ÖLÜM’ SELAM OLSUN SANA; BA’S ET BİZLERİ KARANLIĞIN AYDINLIĞIYLA: GÜNEŞ AKREP BURCU’NDA

Günün en önemli gelişmesi Güneş DERİNLİĞİN sembolü Akrep Burcu’na geçti!
Akrep Burcu DÖNÜŞMEK ile doğrudan bağlantılıdır.

Pluton’un mağrur ve acımasız savaşçısı som gerçeklerle yüzleştirdiği için insanlar tarafından çok fazla sevilmez. Oysa, karanlık olmasa aydınlığın kıymeti bilinemez.

ÖLÜM teması doğrudan Akrep Burcu’yla ilişkilidir. ÖLÜM yeniden BA’S olacağımız durumları hayatımıza çekmemize yardım eder. Psikolojik olarak baktığımızda insanoğlunun en derinde yatan temel korkusu: ÖLÜM’dür. Ölümün soğuk ve buz kesen güçlü enerjisi insanın daha çok çalışmasına, emek vermesine ve Dünya hayatına daha çok bağlanmasına sebebiyet verir. Oysa, Akrep Burcu’nun bahsettiğim ‘ÖLMEYECEKMİŞ GİBİ ÇALIŞMAK’ teması O’nun karanlık yüzünü yaşatır bizlere. BIRAKMAK enerjisini deneyimlediğimiz ölçüde Cehennem’in ZAN perdesiyle örtülü kapısından Cennet’in HUZUR dolu bahçelerine yürüyebiliriz. Nasıl mı?

Benlik ve bilincin sürekli ölmesi DÖNÜŞEN ruhun FARKINDALIK bilinci ölçüsünde deneyimleyeceği SIRAT’ın kıl kadar ince kılıç kadar keskin köprüsünden geçerek ulaştığı yolda sırtındaki yükleri BIRAKMAK cesaretini gösterdiği ölçüde ulaşılabilecek bir AMAÇ’tır. Akrep Burcu denince herkesin tüylerinin ürpermesi Pluton’un hayatın gerçeklerinin bu derece farkındalığında olarak bizlere tehlike, kayıp, kriz gibi keyfimizi kaçıran durumlarla yüzleştirmesidir. Akrep Burcu sizlere BIRAKMAK nın dayanılmaz hazzını yaşatabilir. 1 Ay boyunca tüm bu anlattığım Akrep Sembolizmi’ni dolu dolu yaşıyor olacağız. Karanlık savaşçı Pluton, Ölüm meleği Azrail’in kılıcını çektiği zaman ruhun nefesini kesecek kadar heyecan, macera ve bilinmeyene olan yolculuğu yaşayacağımız nihai sonucu bizlere Dünya hayatında yaşatır.

Bu ay içerisinde yaşam enerjisi Güneş NEFSİN en aşağılık katına inerek orada dolaşacak. AHLAKSIZLIĞIN AHLAKINI yakin ederek BİZE AYNA TUTUCAK(!) Tutku, şehvet, hırs, kin, gaddarlık vs… gibi tüm esma manalarını aşikar ederek Hakk’ın varlığını gözler önüne serecek. Tam bir NEFS mücadelesi yaşanacağını söyleyebilirim. Canlı bir ameliyat masasında atan bir kalbi elinize alarak içinde CAN’ın atışını hissettiniz mi? Yada Ölüm’le burun buruna gelerek hissettiğiniz korkunun tüm iliklerinizi ve kanınızı dondurduğu anda NEFES’inizi takip ettiniz mi? İşte Akrep teması tam bu anlarda yaşanan CANLI kalma güdüsü ile doğrudan alakalıdır. Bir seri katilin tutkuyla öldürdüğü cesede baktığında yüreğindeki tutkusunun hazzı misali ‘acılı ve kanlı’ dır. Tüm bahsettiğim temalar Akrep Burcu’nun yaşayan enerjisini biraz olsun anlatabilmiştir umarım. Yada en çarpıcı olan: Cesedin toprağa konduğu AN’da insanlar uzaklaştıktan sonra DİRİLMESİ fakat sesinin duyulmayışıdır. İşte Akrep bizlere hayatı bu şekilde deneyimlendirir.

Oysa, Gerçek Alem’e BA’S olan RUH kabir azabını ALLAH’ın şekillendirdiği ölçüde çekerek AHİRET hayatına geçer(!) Cinayet işleyen adamın bizlere yaşattığı korku ve endişenin temel kökeni tamda bu sembolikle oldukça benzer. Zaten Dünya hayatı üzerinde İYİ yada KÖTÜ yoktur. SADECE: NEFES alan ruhun FARKINDALIK ölçüsünde tüm BEN dediklerini BIRAKARAK tekamülü ölçüsünde BERZAH alemine sonrasında sonsuz yaşam alanı olan AHİRETE intikali gerçekleşir. Huzuru, ÖLÜM’ün soğuk nefesinde bulmak tamda bu’dur. İslam büyükleri ÖLÜM anını ‘düğün gecesi, bal, şerbet’ tanımlarla dile getirmeleri tamda bu sebepledir. Halk olan bedenden HAK olana yolculuktur…

İşte Akrep Burcu’nun SOM GERÇEKLİĞİ tam bu duygulara benzer. BEDENİ bırakmak acı, PARAyı bırakmak acı, BEDENİ ZEVKLERİ bırakmak acı… Tüm bu ıstırap kapılarının anahtarı acımasız karanlık savaşçı PLUTON! Pis, ahlaksız, karanlık, derin acılar ve kayıplar, nefret, kin gibi duygularla karşılaştırarak ARINDIRAN sevgili PLUTON selam olsun sana… Çünkü birine KİN duyuyorsak kendimize, NEFRET ediyorsak kendimize, ÖLÜM’e ağlıyorsak kendimize, AHLAKSIZ şeylere ilgi duyuyorsak kendime zarar verdiğimizi deneyimleten ACININ en korkunç yöneticisi, NEFSİN en ahlaksız Prensi mitolojinin Hades’i, İslam’ın Nefs yada diğer dinlerin İBLİS, ŞEYTAN VS… dediği şey olmasaydı AYDINLIK deneyimlenemez ve yaşanamaz. ARINMAK için YANMAK gerekir…

Akrep Burcu bizlere SEVGİLİ ÖLÜM’ün soğuk nefesini yaşatarak en derin korkuların senaryosunu an be an yaşatırken hep beraber ÖLMEDEN ÖLMEYİ deneyimleten Akrep Burcu’na teşekkür edelim. Gerçeklerin acısını Yalanın kirli ellerine tercih edelim…BA’S eden Yüce Rabbin emniyetLİ kollarına emanet olalım…

Sevgiler,
Güçlü Metin