15 Aralık 2020 Salı

GÜNEŞ TUTULMASI YAY'DA: SEYYAH (GENEL ve BURÇLARA GÖRE ETKİLER)

Seyyah oldum şu alemi gezerim

Bir dost bulamadım gün akşam oldu

-Kul Himmet-

Yolculuk başladıysa geri dönüşü olmayan bir yola hareket başlamıştır. İnsanoğlu her an yeniden kendini, hayatını, yaşadıklarını tekrarlayarak tecrübe eder ve yoluna daha yeni, canlı ve farkındalıklı bir İNS’AN’ olarak devam eder. Bu öylesine bir yolculuktur ki başı ve sonu belirsiz zira İns’ten An’a daimi olarak süren bir serüven insanın içerden dışarı olan seyahatidir. Her kişi, bilen ve sistemi OKU’yandır fakat anladığı kadar, bildiği kadar kabının aldığı kadar hatta bazen taştığı kadar…

Hiç taştığınız oldu mu? Sonsuza, evrene, bilmediğiniz bir şehrin, ülkenin sokaklarında kaybolmayı denediniz mi? Harika bir şeydir “kaybolmak” gezerken; gezerken gezdiğini unutarak olasılıklara aklının kıyılarını açabilmek… Olasılıklar hayatın en gizemli anahtarları olarak bilincin kapısında asılı dururlar. İstediğimiz anahtarı açarak yüreğimizin bilmediğimiz diyarlarına seyahat eder; aklımızın sınırlarında dolaşır ve hep ve daima bilincimizin bilinçsizliği O’na seyahat eder…

O dedim bütün güzelliklerin asl’OL’an sahibi…

Yaradanın bütünsel varlığında her yolculuk aslında bir VAZGEÇİŞ tercihidir…. Vazgeçmek insanoğluna yakışan en güzel duygudur ama insan oğlu bağlanmayı, bırakmadan yıpratmayı ve yıpratarak hoyratça sevmeyi çok yakın bulur kendine belki de yalnızlıktan korktuğu için cesaret edemez olasılıkların muhteşem seçeneklerine, aşkın binlerce defa deneyimlenen bir süreklilik fraktalı olduğuna…

Aşk mı? Aşk insana yakışan yolculukların koşulsuz sevgi kanalındaki bütünsel anlayışı tecrübe etmesidir. Çünkü “aşk” nedensizdir! Nedeni olarak sevilmez ki? Sebepsiz sever insan AN içindeki muazzam seçenekleri tecrübe ederek yüreğindeki ŞEMS’e tutuluverir bir AN’da aslında aşk sandığı bilincin özgürlüğünde yıkılan sonsuz bilgi dataları, bilirim ZANettiği bilmediği ve sandığı özgürlük halidir…

Kelebek misalidir “ruh-u aşk” kanatlanmak ister kendi semalarında, uçmak ister sonsuza ve bir günlük ömründe çiçek çiçek yaşar, hayatı koklar ve ne çok şey sığdırır bir günlük yaşamına... İnsan misali, Sen misali, Ben misali…

Vazgeçtiğin kadar var’OL’ursun… Seçtiğin kadar YENİLEN bilinci hükmü iner hayatının merkezine…

Hakikatine kör baktığın DECCALİYET kanalın…

Hak tecellisine çoğunlukla kör bakar insanoğlu… Aslında gerçek sabah ayazında üşümek misali irkiltir, kendine getirir ve seyir defterine bir çentik daha atar ADEM olan insanın AN’larına… Hazırlıksız, katışıksız ve süreklenen merkezlerine…

Merkezin neresi? Sen biliyorsun!

Deccaliyet “kör” noktası misali insanın… Gecenin bir vakti uyanamadığın karabasan misali seni bu hayatın rüyasına mıhlayan… Seni var sandıran; var olanı yok sandıran…

Asl’OL’an merkez kaç kuvveti ise “kökler” dediğin RAHMAN ve RAHİM sistemlerin… Hayatında ana rahmine kaçtığın, rahimden hayata defa kere doğduğun ve doğduğun her sistemde yeniden VARLIK gösterdiğin hallerin DÜNYA misali AHİRET misali ÖTESİ…

Hiç kendine, ışığına bakmayı denedin mi? Senden senden ne çok AYNA var… seyir ettiğin nice hallerin sabahında gündüze SELAM ettiğin defa kere içine dışına kendi bedeninde ortaya çıkan dişiliği erilliği deneyimlemeye niyet ettin mi? Sen KA’DİR olduğunun farkında mısın? Alemleri senden sana seyir eden muazzam bir bilinç seviyesinde Rabb’in halifesi misali evreni yıldızlar üzerinden seyrettiğinin, seyrettiğin her şey üzerinde NUR kuvvesi gereği bilinçli bir İLİM haliyle söz sahibi olduğunu biliyor musun?

Bilmezsin çünkü söylemezler!

Gezegensel etkileşim ve titreşimlerin tutulma hali sonsuz bir seyahate çıkartıyor bilincini… Aslında seyahate çıkmış olan bizlerin halleri yoldan yola ışık bilinç seviyesinde yeniden form alarak alemleri seyir ediyoruz… Gezegenlerin her biri sensin! Senin form almış hallerini yani ışımalarını seyir ediyorsun her defasında… Senden sana bir yolculuk bu… Başı ve sonu olmayan bir seyahat… Işıklı, çok kalabalık ve yalnız!

Düşüncelerin içerisinde parçalara ayrıştırdığın her hal aslında seni bütünsel bir BİLGİ formuna ulaştırıyor yani hem parça hem bütün halde SAMEDİYET halini seyir eden yine kocaman bir uzayın içinde farklı enerji kanalları ile kendindeki halleri seyir ediyorsun O’nun aynasından…

En daimi ilişki kendine olan DENGE halidir. Öz varlığında DENGE halinden uzaklaştığın, kurmaya çalıştığın sistemleri yıktığın ve yeniden inşa ettiğin bütünsel bakış açısında senin VAR sandığın bir sürü YOK halleri aslında hikayenin hem başladığı hem bittiği kaynağına işaret ederken senin seyrettiğin bir bilişsel bilinç seviyesine virüslerden koruma altına alman gerekir. Bu gereklilik insanın frekansı düştüğü anda ona yaklaşan düşük frekanslı enerjilerle etkileşime girerek İHLAS halinde uzaklaşmaya neden olacaktır..

İHLAS hali; haldir… Ama her şeyin başı ve sonudur! Başı ve sonu olmayan hiçbir hal yoktur sadece BİLMEK hali gibidir İhlas hali yani Rabb’in sonsuz AŞK’ı her şeye yeten O bilincini yükselterek kişinin bakışını farkındalıklı bir çerçeveye oturtmasına sebep olur ki; bilirsin! O her şeye KADİR ve sahiptir.. O’ndan ötesi ve öncesi hepsi O…

Aç elini Rabb’ine ve iste… hepsi bu kadar!

Tutulma hali bizlere böylesine muazzam kapıları açarken gerçekleştiği alanda kronikleşen bedensel araz ve sorunlara şifa niteliğinde bir mehdiyet halini beraberinde getirecektir. Sonsuzluğun sonlu hallerinde hizmet ile gelen muhteşem bir İNŞİRAH haline işaret ediyor

İNŞİRAH SURESİ açığa çıkıyor… zihinsel kalıpları kırmak suretiyle aklın sınırlarını kaldırarak İHLAS haliyle KÜN FE YEKÜN halleri kapımızı çalıyor. OL’AN’ tüm hallerimiz aslında SÜREKLİLİK esası gereği yerini başka başka açılımlara bırakarak ŞİFA hükmünde bir MEHDİYET bilincine bırakıyor…

İsevi bilinç şifa kaynaklı ve secdeye odaklı hiçlik, görünmezlik ve sistemsizlik halini anlatır. Yani bilirsiniz, iyileşirsiniz… düşünürsünüz ol’ur… rüya haline uyanmak ve şifa kaynaklarını, enerji kaynaklarını hızlandıran muazzam bir UYANIŞ haline işaret eder… bir nevi kalp gözü yani 3. Göz dediğimiz sistem uyanışa geçiyor. Görülmeyen, bilinmeyen ve anlaşılmayan sistemi OKU hali açığa çıkıyor…

Artık bir sürecin bittiği ve bütünsel okumaya geçilen muazzam bir seyahat süreci başladı… Bu yolcuk bizleri İSLAM sisteminin SELAM kuvvesine götürüyor

MUHAMMEDİ BİLİNÇ yani bütünsel holografik sistemi okuyarak DÜŞ-ÜN oluşu HAYAL’İN BİLİNCİ sistematiğine götürüyor. İnsan mükemmel bir sistem, resim ve mekanizma çizerek hakikatin cem etmesine yani MUHAMMEDİYET sisteminin SELAMI’na mazhar olarak aynı eksende eksensizlik haline geçiyor.

kendi beden kabemizde tavaf etmeye başlıyoruz!

Cami esması gereği bütünsel bir bakış açısıyla farklı sistemleri deneyimlemek, tüm bu deneyimlerin getirisi olarak koşulsuz sevmeyi öğrenerek farklı bakış açıları geliştirecek bir yolculuğa giriyoruz.

Zihinsel süreçler yerini belirsiz bir ihlas haline bırakıyor. Aslında bırakmadan seyretmeyi; olayları tefekkür boyutunda izlemeyi; oluşun aslında kendi penceremizden açığa çıktığını bilerek kabule geçmeyi, değişimlere “Eyvallah”; yeni bilinç seviyesindeki dünya düzenine “hoş geldin” demeyi öğrenerek hayata yeniden SELAM etmeyi öğrenmek niyetiyle…

Zihinden Akıl’a; Akıl’dan Hiçliğe yolculuk başlasın öyleyse…

Allahumme salli ala seyyidina Muhammed

Tutulma etkilerini burçlar bazında bakarsak sınırlamış oluruz bu sebeple sizlere KURA’N düzleminde kendiniz açıp okumanız için sureler önereceğim!

Koç Burcu: Ra’d ve Hac sureleri

Boğa Burcu: Hud ve Necm sureleri

İkizler Burcu: Nas ve Felak sureleri

Yengeç Burcu: İnşirah ve Tin sureleri

Aslan Burcu: Kalem ve Nisa sureleri

Başak Burcu: Kehf ve İhlas sureleri

Terazi Burcu: Yusuf ve İnşirah sureleri

Akrep Burcu: Fatiha ve Maide sureleri

Yay Burcu: Fecr ve Tarık sureleri

Oğlak Burcu: Bakara ve İbrahiym sureleri

Kova Burcu: Lokman ve Meryem sureleri

Balık Burcu: İnsan ve Secde sureleri

Yukardaki sureleri öz ve yükselen burçlarınızı dikkate alarak Türkçe mealden okumanızı ve tefekkür etmenizi öneririm.

Arapça olarak mutlaka dinleyin!

İçinizden geldiği kadar elbette…

Hatta niyet koyup Kura’n-ı Kerim’i baştan sona okusanız ne güzel olur bu vesileyle…

Allahumme salli ala seyyidina Muhammed

Rahman ve Rahim arasında DENGE sağlamak için KANAL-I MUHAMMEDİYE bilincinde HİÇLİĞİN mertebesine varmak dileğiyle…

En güzele emanet olun,

Güçlü Metin

Astrolojik Danışmanlık ve İletişim için:

Tel: 05325117166

 

 

30 Kasım 2020 Pazartesi

Ay Tutulması İkizler'de: Hayal, Dua ve Musavvir

“Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa onu kendisinden başka giderecek yoktur…”

Enam Suresi/17

Hayatın içinde bilinçli bir bilinçsizliğin akışı içerisinde hareket ederken aydınlık ve karanlık tecrübeler elde edeceğimiz deneyimlerin yolundan akar geçeriz zira her tecrübe biz İns ve An arasında gidip geldiğimiz binlerce deneyimin yaşanmışlığını aktarır, anlayış ve bilinç seviyesinde yükselmemize sebep olur.

Dolunay ve ötesi tutulma etkileri ziyadesiyle RAHİMİYET kuvvesini yani bilincin ANA RAHMİNDEN yeniden doğması halini anlatır. Bir bebek misali yeniden DÜNYA SİSTEMİ üzerine doğarak bilinç seviyesinde biraz daha anlayış ve farkındalık geliştirmek tam anlamıyla tutulma etkileri sayesinde gelişir.

Ay, Rahimiyet kuvvesi yani DİŞİL bir sistemi anlattığından insanın MUHAMMEDİ BİLİNÇ seviyesinde deneyimlediği olgunlaşma, insan-ı kamil olabilme mertebelerini aynı zamanda başına gelen SINAVLAR dahilindeki kişi, olay ve durum temelli hallerin tümünün tezahüründe tek bir hedef vardır; AN halinde İNS cinsinden gerçek bir HALİFE hali ortaya çıkartabilmek…

Ay Tutulması gerçekleştiği burcun etkisiyle DEDİKODU ve GIYBET yani başkaları hakkında onların duyduğu ya da duymadığı hallerde olumsuz enerji üretmek, konuşmak ve düşünmek halini tetikleyeceği için bu olumsuz davranışlardan ciddi şekilde uzak durmanızı öneririm. Zira bu etkileşim sizi BAĞIRSAK BEYİN sistemine çekerek anlayışınızı CEHENNEM BİLİNCİ seviyelerine çekecek durumlar açığa çıkartabilir…

Ay, Gece’yi aydınlattığına göre bizler yaşadığımız hayatın içerisinde deneyimlediğimiz KABİR SIKIŞMASI misali olayları ÖLÜM ve ÖTESİ sistemine geçtiğimiz tecrübelerin bir yansıması olarak görmek suretiyle düşünce, davranış ve hareketlerimizi düzenlememiz gerekir

Olumsuz ve Korku temelli düşünceler bizleri BAĞIRSAK BEYİN sistemine atarak daha çok tüketmemize, daha çok karanlığa gömülerek HALİFE olabilme potansiyelinden uzaklaşmamıza sebep olacaktır…

Ay Tutulması tam olarak ZİHİNSEL yani ŞEYTANİ yani MANTIK sisteminde düşündüğümüz tüm FİKİRSEL AKIŞI etkileyecek zira MANTIK ile İMAN’a ulaşmak ziyadesiyle zordur…

Mantık ve sadece zihinle ALLAH kavramını anlamak zordur çünkü insan maddesel bir varlık olmanın ötesinde RUHSAL bir içselliği barındırır. Bu sebeple bu süreçte gerçekleşecek tutulma etkisiyle “ya çok zihin ya çok ruhsal” bir bilinç seviyesine geçerek bir nevi kabuk değiştireceğimizi söyleyebilirim.

Korku Enerjisi’nin beslenerek insanın en önemli özelliği olan İNANÇ ve DUA sistemleri elinden alınarak düz mantık bir sistemin içerisinde DECCALİYET enerjisinde yaşamaya zorlanıyoruz.

DECCALİYET ve BAĞIRSAK BEYİN birbirlerini çok severler!

Putlaştırma, Tanrısallık ve Mucizeler ile insanların gözleri boyanır,

Renkli ve özenilecek hayatlar ile alt bilinç seviyesinde insanlar tam da bu put ve tanrısallık özelliğine sahip DECCALİYET çukuruna düşerler…

Ne izliyorsunuz?

Ne dinliyorsunuz?

Ne yiyorsunuz?

Ne OKUyorsunuz?

Bu söylediklerimi analiz etmenizi rica ediyorum çünkü tutulma etkisiyle iki DUALİTE açığa çıkarak DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ YAŞAYACAĞINIZ bir sistemin kapılarını sizlere açacaktır…

Cennet ve Cehennem bilinç seviyesinde İKİLİK yaratmasına rağmen TEKLİK sistemini çözemeyen bilinç seviyesindeki bizlere SONSUZ HAYAT anlayışını izah etmek için anlatılan ÖLÜM ve ÖTESİ tecrübe alanlarıdır…

Anlayın ki; sonsuz bir alemin döngüleri içerisinde beyin fonksiyonlarınızın el verdiği ölçüde deneyim tecrübe ederek ruhsal sisteminize yükleme yaparak bu hayat yolculuğundan geçeceğiniz bir etkileşim alanı içinde AN’da kalacağız

Ay Tutulması tam anlamıyla bizlerin BAĞIRSAK BEYNE bağlandığımız SAHİPLİK yüklediğimiz putlarımıza hitaben bir UYANIŞ sistemini harekete geçirmek suretiyle düşüncelerimizde CEHENNEM ya da CENNET bilincine geçişi sağlayacak halleri açığa çıkartacaktır.

Tutulma sırası ve sonrası mutlaka HÜSUF NAMAZI kılmanızı öneririm zira tutulma beyin sisteminize etki ederek sizlerin en kolay tetiklenen zaaflarınız üzerinden sınavlarını açığa çıkartır…

NAMAZ yani yöneliş(salat) sistemi ALLAH ile birlik ve varlık içinde olduğunuz bir beyin nöron ağı geliştirmenize yardımcı olarak hepimizin düşünce genişliği İNŞİRAH ve ANKEBUT surelerimizi aktive edecek bir Oluşum yaratacaktır

Musavvir esması aktive oluyor!

Yaratım sistemi yani kendi düşüncelerinizi şekillendirmek suretiyle HAYAL olan bu hayatın RÜYA sisteminde deneyimleneceği bütünsel, holistik ve bilişsel bir süreç aktive oluyor…

DÜŞÜN Olsun sistemi harekete geçiyor…

DÜŞÜN OLSUN İNŞAALLAH!

İmkansız kelimesi, hasta olurum korkusu, kaybederim fikirleri ile dedikodu yaparak zamanını geçirenler için lütfen bırakın bu davranış modellemesini çünkü bizler KEHF suresi içerisinde geçen 7 UYURLAR misali UYANIŞ  sürecine giriyoruz!

Uyanış “ya alt seviyede ya üst seviyede” gerçekleşiyor ve dahası seçim size ait!

Lütfen Kehf ve Bakara surelerini dönüşümlü olarak OKUyalım, DİNLEyelim ve TEFEKKÜR EDELİM…

NİYET;

ZİHNİMİ KORKU VORTEX’İNE ÇEKEN TÜM OLUMSUZ DUYGU, DÜŞÜNCE ve DAVRANIŞ MODELLERİNİ HAYIRDAN HAYIR OLACAK ŞEKİLDE KOLAYLIKLA BIRAKMAYA NİYET EDİYORUM!

En çok beslenen KORKU sistemi bizleri İNSANİ tüm değer yargılarından uzaklaştırmak suretiyle MUHAMMEDİ BİLİNÇ seviyesinde yaşama kabiliyetimizi ortadan kaldırıyor!

Bu sürecin içinde çok ağırlıklı olarak SALAVAT okumanızı öneriyorum!

En çok sorulan soru NASIL BİR DÜNYA olacak?

Pandemi artacak mı?

Değerli dostlarım geçmiş ve gelecek sizin zihin hard diskiniz içerisinde oluşturmuş olduğunuz düşüncelerin aslında bir izdüşümünden ibaret YAŞANMIŞLIK dediğiniz katılaşmış madde dünyasında size sunulan sanal gerçekliğin ZAN ettiğiniz hali!

Pandemi hep söylediğim üzere ARALIK ayı ile birlikte azalarak ülkemizden uzaklaşacak zaten bunu aylar öncesinde belirtmiştim fakat YASAKLAR ve KISITLAMALAR artabilir zira KORKU VORTEX’i en çok korktuğunuz şeyin başınıza gelerek deneyimlemenize sebep olur

“Düşüncenin Gücü”

Öte yandan elbette Dünya genelinde ciddi bir salgın var fakat bunun çözümü Temizlik, gıda ve beslenmeye dikkat hatta mümkünse(oruçlarla bedeni koruma altına almak) gibi basit çözümlerden geçiyor… zaten her dönemde yapmanız gereken şeyleri yaparken hasta olmak gibi bir durum söz konusu değil… ama elbette düşünce bizi hastalandıran en önemli faktör, başkalarını düşünmeden hareket etmek en kötü alışkanlığımız ve gerekli uygulamaları yapmamak en yanlış hareketlerimiz olabilir…

Ay, Rahimiyet ve Beslenme- tutuluyor hem de Bağırsak beyin düzeneğinde…

Demek ki; her şey bağırsak yani 2. Beyinde başlayıp- bitiyor…

Hz. Muhammed SAV’ın önerisi gibi ÇÖREK OTU kullanmak ciddi bir destek olabilir,

Hacamat ve Sülük tedavisi yine kanı temizlemek için çok önemli olduğunu vurgulamak gereken ayrı bir sistemler bütünü…

Ve tabiki;

İyi ve Olumlu düşünen İns-AN olabilmek…

DEĞİŞİM ve YENİ DÜNYA düzeni yani zihinsel ve bilişsel iletişim artıyor, bağırsak beyin dediğimiz korku ve endişe içeren düşünce kalıpları içeren konuşma ve diyalogları bırakarak içe dönmek ve hümanistik yaklaşımlar içeren anlayışlar getiren bilinç seviyelerini geliştirmek gerekiyor.

Rahimiyet sistemini sembolize eden Ay yani Muhammedi bilinç anlayışına SEVGİ ve PAYLAŞIM düzenine,

Sistemi OKUmaya,

Artık bakmak değil; GÖR anlayışına geçmeye

Hazır mısınız?

Vira Bismillah öyleyse…

Hem mucizevi olaylara şahitlik ederek DECCALİYET sisteminin saltanat kurmaya çalıştığı, karanlık bir körlük sisteminin HAKikati inkar ettiği zifiri süreçlerden geçiyoruz KORKU VORTEX’i yani korkunun bilincinizi ele geçirmesi suretiyle daha karanlık bir bilinç seviyesi yani HAYALİ oluşturduğunuz için KORKU ile beslediğiniz olayların ortaya çıkmasına sebep oluyorsunuz…

Sizin hayaliniz O’nun hayali ve duası hükmünde ortaya çıktığı için bir AN önce UYANARAK duanızı hayra, güzelliklere ve aydınlık olanın hükmüne doğru çevirmek suretiyle YENİLEN BİLİNCİ’ni açığa çıkartabilirsiniz,

Başkaları hakkında dedikodu ve gıybeti bırakmak,

Artık yeni bi’şeyler söylemek,

Bilinç rotasını MUHAMMEDİ BİLİNÇ istikametine kırmak,

Yardım, paylaşım ve sevgi ile aydınlık AN sistemini ortaya koymak,

Hayvansı ihtiyaçların ağırlığından kurtulmak suretiyle

YENİLEN BİLİNCİ’ni oluşturmak gerekiyor…

Bu noktada yaşanan olaylara ağlamak, üzülmek ve karanlık bir

BİLİNÇ VORTEX’i oluşturmak yerine

NE YAPABİLİRİM?

KENDİNİ NASIL İYİLEŞTİREBİLİRİM?

KOMŞUM AÇKEN TOK YATIYOR MUYUM? gibi basit soruları önce kendimize sormak gerekiyor zira değişim insanın en başta kendisiyle başlar…

Sonrasında;

DOĞA’ya yaptığımız zararları,

Çok katlı binaları,

Çok katlı maskeli insanları,

HayCanlara eziyetleri,

Kendi nefsimize yaptığımız eziyetleri,

Ben diyerek Bir demeyi unuttuklarımızı,

BİRLİK ve HİÇLİK sistemlerini HATIRLAMAYI

Dua etmeyi; duanın fiili halini…

İnsana yakışan bir yaşam bilinç formu oluşturmayı,

İSEVİ bilinç seviyelerinin ŞİFA formunda SECDE SURESİ olarak açığa çıkarak,

Ahir zamanda Deccaliyet Bilinci’ni arındıracağı AN

Öncesi AN sonrası süreçlerden geçtiğimizi HATIRLA!

Dün, bugün ve yarın hep BİR!

Çokluk yani KESRET halinde yaşayan İNSAN’ın İLKEL bilinci…

Çokluk ve ayrıştırma halini “BEN ve SEN” diyerek KORKU VORTEX’i ile ayrıştıran DECCALİYET BİLİNCİ!

Her şey tek bir DUA

İYİ ve VİCDAN’lı insan olabilme bilincini geliştirmek çok önem arz ediyor

Burada KOLLEKTİF bir etkileşimden bahsettiğimiz için bireysel yani BURÇLAR bazında bir etkiyle hareket etmek doğru olmayacaktır zira HEPİMİZ BİRİMİZ; BİRİMİZ HEPİMİZ için enerjisi yoğun şekilde bizleri etkileyecektir

Sabit kalıplarınızı kırmanız,

Sınırların ötesine geçmeniz,

ÖTESİNDE… bir anlayışa farkındalık ve hazmıyla girmeniz niyetiyle…

TEFEKKÜR EDECEĞİNİZ YENİ DÜNYA BİLİNCİNE

HOŞGELDİNİZ!

Allahumme salli ala seyyidina Muhammed

Rahman ve Rahim arasında DENGE sağlamak için KANAL-I MUHAMMEDİYE bilincinde HİÇLİĞİN mertebesine varmak dileğiyle…

En güzele emanet olun,

Güçlü Metin

Astrolojik Danışmanlık ve İletişim için:

Tel: 05325117166