13 Eylül 2015 Pazar

GÜNEŞ TUTULMASI BAŞAK’TA:YENİLEN FİRAVUN

Tutulma zamanları hayatlarımızda önemli kavşak noktalarına işaret eder. Güneş Tutulmaları bir nevi Nur esmasının bir tecellisi hasebiyle beyinlerimizdeki esma terkiplerinin aktivasyonlarının hem zahir hem batıni anlamda hareketlenmesi, enerji üretmesine sebep olur. Güneş, insan ruhuyla doğrudan ilişkili bir planet olması sebebiyle ruhun KADER yoluna doğru yönelmesine sebep olacak bir senaryonun insan hayatında ortaya çıkmasına sebep olacaktır.  Bu noktada önemle üzerinde durmak istediğim şu’dur ki; TUTULMA ZAMANLARI tamamen KADERSEL temaları içerdiği için önlemek, kontrol altına almak ya da değiştirmek mümkün değildir. Elbette DUA ve ZİKİR yardımıyla olumsuz gelişecek bir durumu önlemek her daim ALLAH’ın gücü ve kudretindedir. Unutmamak gerekir ki; gezegenleri yaratan ALLAH’tır ve KAZA ve KADER, ALLAH’ın tasarruf ve hükmündedir.

13 Eylül saat 09.41’de gerçekleşecek Güneş Tutulması zamanı Başak Burcu’nda gerçekleşiyor. Güneş Tutulmaları, Yeniay zamanlarına işaret ettiğinden yeni başlangıçları vurgular. Hayatlarımızda işlevini yitirmiş, görevini tamamlamış durumların sona ermesi anlamında bir anlayış getirecektir.

Tevbe Suresi 41.ayet der ki;

Gerek hafif ve gerek ağır silahlı olarak cihada çıkın… Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda mücahede edin… Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

Başak Burcu’nda gerçekleşecek bu tutulma hizmet etme, organize olma, iş, çalışma, sağlık, üretim, beslenme, detay, pratik olma, düzen ve intizamlı olmak noktasında yoğun bir enerji açığa çıkartacaktır. Temelde bu konularda bireysel ve toplumsal yeni kapıların açılacağı önemli bir yenilenme, değişim sürecinde olduğumuzu söyleyebilirim.

Tevbe Suresi 20.ayet der ki;

İman eden, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücahede edenler, derece itibariyle Allah indinde daha azimdir… İşte bunlardır kurtuluşa erenlerin ta kendileri!

Başak Burcu’nda gerçekleşen Güneş Tutulması anı haritasını incelersek 24 derece Terazi Burcu’nun yükseldiğini görüyoruz. İlişkiler, diplomasi, siyaset, hukuk, keyif aldığımız gündelik konular, sanat gibi konularda dengelerin tamamen değişmesi söz konusudur. Yükselen derecesi Arcturus sabit yıldızıyla kavuşum halinde olduğundan önemli bir duruma geliyor. Bu sabit yıldız öncelikle zenginlik, asalet, başarıyla özdeşleştirilir. Yükselen dispozitörü Venüs’ün Aslan Burcu’nda yerleşmesi yönetici, lider ve gücü elinde bulunduran Terazi temasındaki kişilerin başarı sağlaması noktasında destekleyecektir. Ülke haritası açısından bakıldığında siyasal anlamda muhalefetin güç kazanması gibi yorumlanabilir. Gizli olan bilgi, sözler ve anlaşmalarla ilgili konular gündeme gelebilir. Perde arkasında ciddi karışıklıklar olması söz konusudur. Ayrıca ani değişimlerin, olayların ve öfke patlamalarının yaşanması bilinmeyen durumların açığa çıkmasına sebep olabilir. Astrolojik açıdan sıradışı, şaşırtıcı ve karanlık bir sürecin enerjisine girdiğimizi söyleyebilirim. İsyan, devrim, karışıklık ve halkın kendi içinde ciddi sorunlar yaşanması söz konusu olabilir. Bilinmeyenin bilinmesi, AKIL ve İDRAK şuurunun bilinçle kullanılması fayda sağlayacaktır. Duphe sabit yıldızıyla birleşen gücü elinde bulunduran otorite figürü olan kişilerin hırsı azme; öfkeyi objektif düşünme yeteneğine çevirmeleri iyi olacaktır. Zira diğer türlü kendilerine ciddi zarar verebilirler!

Tutulma 11.evde gerçekleşiyor. Bireyi değil toplumu ilgilendiren konularda ciddi değişim süreçlerine işaret ediyor. Sağlık hizmetleri, eğitim, devlet daireleri ve topluma hizmet eden her alanda muazzam değişimler ortaya çıkacaktır. İnternet ve medya sistemlerine toplumun genel ahlak ve kurallarına ters düşen, zarar veren konularda yayın yapmaları noktasında düzenlemeler yapılabilir. Tutulma yöneticisi Merkür’ün 12.evde yerleştiğinden kayıp, dağılma, skandalların ortaya çıkacağını söyleyebiliriz. Merkür/Uranüs karşıtlığı aşırı özgürlük ihtiyacının toplumsal karışıklıklara sebep olacağını, devrim niteliğinde hareketlerin ortaya çıkacağını maalesef toplumsal huzurun kaçacağına dair işaretler veriyor.

Şiddet, korku, vahşet, ölüm, yıkım, toplumsal huzursuzluk, terör olayları artarak çoğalmaya devam edecek!

Ülke toprakları, bütünlüğü ve millet olarak ayrışma enerjisi bu dönemde hepimizi üzecek bazı konularda ciddi olayların arefesinde olduğumuzu gösteriyor. Allah hepimizi korusun!

Elbette en doğrusunu ALLAH bilir!

Bu dönemde YENİLENMEK dışında başka bir çaremiz yok! Anlayışımızı geliştirmek, eleştirdiğimiz kişi ve durumların kendi özümüzdeki FİRAVUNLARA işaret ettiğini anlamamız gerekiyor.

FİRAVUN anlayışından ALLAH düzeni ve SÜNNETULLAH sistemini çok iyi anlamamız, idrak etmemiz gerekiyor.

YENİLEN FİRAVUN BİLİNCİM demeyi UNUTMADAN… SAHİP OLDUKLARIMIZDAN vazgeçmeyi öğrenmek gerekiyor.

Değerli üstad Ahmed Hulusi bu konuda içimizi bir nebze olsun rahatlatacak şu yorumu yapıyor;

Güneş tutulması korkulacak bir şey getirmez Türkiye’ye. Korkulası olan insanlardaki akıl tutulması yüzünden duygusal tepki ve davranışlar.

Güneş tutulması insana mevcut değerlendirme düzeyinden daha derine sıçrama kapısı da açar, Sistemde her oluş çok yönlüdür. Değerlendirebilene!

Ne Güneş tutulması ne başka bir astrolojik etki Rabbinin/beyin adı altında açığa çıkan El Esma bileşiminin izni olmadan sana zarar veremez!

İnanç gücünün beyinde açığa çıkaracağı özellikleri kimsenin tahayyül edebilmesi mümkün değildir. Başaracağına inan ve başar!

İnancını açığa çıkaran ve oluşturan Allah Esma kuvveleri onu ergeç sana kazandıracaktır. DUA sendeki oluşturma mekanizmasıdır. Düşün bekle!

                                 http://www.ahmedhulusi.org/tr/kitap/dua-ve-zikir

Görüldüğü üzere DUA mekanizması en güçlü beyin silahımız… Dua ve Zikir çalışmaları sayesinde başımıza gelecek her türlü durumdan Allah’ın izniyle korunabiliriz zira her zaman söylediğim üzere GEZEGENLERİ YARATAN ALLAH’TIR… ALLAH OL DER’SE OL’UR; OL’MA DERSE OLMAZ! KÜN FE YEKÜN!!!

Fikir ayrılıkları yaşanacak bu dönemde BİRLİĞİN tek gerçek olduğu bir DÜNYA’ya MERHABA demek için; barış ve huzurun mutlak Hz. İNSAN’a yakışan davranış olduğunu idrak edelim…

Rahman ve Rahim arasında DENGE sağlamak için KANAL-I MUHAMMEDİYE bilincinde HİÇLİĞİN mertebesine varmak dileğiyle…

En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini temenni ederim.

Sevgiler,

Güçlü Metin

29 Ağustos 2015 Cumartesi

DOLUNAY BALIK’TA: YALNIZLIK


Dolunay enerjilerin açığa çıktığı zaman dilimidir. İYİ ya da KÖTÜ kavramları insani boyutta bizlerin etiketlediği kavramlardan başka bir şey değildir. Bu sebepledir ki; konuya yaklaşım, bakış açısı bizleri bambaşka bir gerçeklik senaryosuna götürebilir. Balık Burcu’nda gerçekleşen bu Dolunay bizlere TESLİMİYET, İNANÇ ve KOLLEKTİF BİLİNÇALTI düzlemde bambaşka kapılar açabilir. İdrak ve şuurumuz ölçüsünde!

Enbiya Suresi der ki;

Her nefs(bilinç) ölümü tadacaktır! Biz kuvvelerinizi keşfedesiniz diye sizi şerr ve hayır ile deneriz… Bize döndürülürsünüz.

Bu noktadan hareketle Dolunay enerjisinde gerçekleşen pek çok şer ve hayır olarak yorumladığımız konu bizlerin TEKAMÜL SINAVI olarak yorumlanabilir.

Kullanmadığımız yeteneklerimiz neler?

Hangi konuda sürekli takılıyoruz, bağımlılık yaratıyoruz?

Bırakmaktan korktuğumuz ya da Allah’ın önüne ‘şirk’ koştuğumuz kavram, kişi ya da davranış neler?

İşte tüm bu soruların cevabını açık ve net bir şekilde alacağımız bir Balık Dolunay’ı bizleri bekliyor…

Dolunay saat 21.35’te Balık Burcu’nda gerçekleşiyor. An haritasını incelediğimizde yükselen derecesinde Koç Burcu’nun yer aldığını görüyoruz. Düşünmeden hareket etmek, kırıcı, kaba ya da kavgacı tutum sergileme temayülü yüksek enerjiler açığa çıkıyor. Aile kavramı, atalar, kökler, geçmişten gelen konular, evimizle ilgili konularda bu evrede aceleci tutum sergileyebiliriz. İlişkilerde ani başlangıç ve bitişler söz konusu olabilir.

İçsel ve özelde meydana gelecek tartışma ve ego mücadeleleri canımızı sıkabilir. Yalnızlık bu dönemde sığınağımız olan davranış modeli olacaktır. Bir süre kendimize kalmak, sessizlik ve sukunet içinde kendimizle olan kavgalar bitirip barış konumuma geçsek, ne güzel olur(!)

Ayrıca kalp ve dolaşım bozuklukları açığa çıkabilir, sağlık konusunda temkinli olunmasında fayda görüyorum.

Dolunay Anı Neptün’le kavuşuyor… Ay, kadersel temalara vurgu yapar. Bilinçaltı düzlemde dağılma, kaybolma, gerçeklik algısının bozulması söz konusu olabilir. Bağımlılık yapıcı madde ve alışkanlıklara yönelebiliriz. Elbette bu hem söylediğimiz dualitenin ‘gölge’ ve ‘karanlık’ tarafı bir de ‘aydınlık’ ve ‘nur’lu kısmı var.

ŞİFA BULMAK ve ALLAH’ın sonsuz varlığında hem bedensel hem ruhsal FARKINDALIK kazanarak ÖZ VARLIK algısını yeniden oluşturabilirsiniz.

MEALİ: DİLE BENDEN NE DİLERSEN! kapılarının sonuna kadar açılması sağlanabilir.

Nasıl mı?

İbadet ve Dua çalışmalarının RÜYALAR aracılığıyla yeniden yorumlanması alternatif bir yol olmakla birlikte danışmanlık, enerji çalışmaları, şifa bulacağınız yerlere gitmek, bilinçaltı çalışmaları yapmak bu noktada sizlerde büyük bir DEĞİŞİM, DÖNÜŞÜM ve ŞİFALANMA yaratacaktır.

Aynı zamanda fiziksel anlamda HACAMAT ve SÜLÜK tedavisi sizlere bedensel anlamda şifa sağlarken; ruhsal ve manevi anlamda negatif enerji ve blokajların çözülmesi sebebiyle çok fayda sağlayacak alternatif diğer tavsiyem olacaktır.

Felaket senaryolarına takılmadan YALNIZ kalarak, içe dönerek, kaybettiğine üzülmeden ya da gelene çok sevinmeden DENGE üzere ŞÜKÜR ve TEŞEKKÜRLE hareket etmek fayda sağlayacaktır.

Ülkemiz genelinde etkisi yüksek olacak bir Dolunay enerjisi var. Yönetici pozisyonunda olan kişilerin sağlık ya da kariyerleriyle ilgili sıkıntılı bir sürece girdikleri görülüyor. Bu evrede sadece yöneticiler değil hepimizin sıkı sıkıya bağlı olduğumuz duygu, düşünce ve inançlarımızda bırakmakta zorlandığımız konuları gözden geçirmemiz gerekiyor. İlaç, hastane ve sularla alakalı bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Karışıklık, terör ve olumsuz haberlerin maalesef devam edeceğini, bilinmeyen pek çok konunun ortaya çıkacağını söyleyebilirim. Eylül’ün ilk haftası oldukça hareketli bir gündem bizleri bekliyor olabilir, hayra vesile olsun İnşaAllah…

Elbette en doğrusunu Allah bilir!

Fikir ayrılıkları yaşanacak bu dönemde BİRLİĞİN tek gerçek olduğu bir DÜNYA’ya MERHABA demek için; barış ve huzurun mutlak Hz. İNSAN’a yakışan davranış olduğunu idrak edelim…

Rahman ve Rahim arasında DENGE sağlamak için KANAL-I MUHAMMEDİYE bilincinde HİÇLİĞİN mertebesine varmak dileğiyle…

En güzele emanet olun, hayırlardan hayrın kolaylıkla gelmesini temenni ederim.

Sevgiler,

Güçlü Metin